Yazı Detayı
11 Mayıs 2021 - Salı 16:10
 
Ali Babacan'a Güvenmek Ne Kadar Doğrudur?
PORİ SİPİ
 
 

Ali Babacan'ın bir tv yayınında 2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı grubun merkezindeydim açıklaması siyasal ahlak tartışmalarını da beraberinde getirdi. Ali Babacan'ın bu açıklamasını  siyati etik üzerinden değerlendirmek yerine, kişisel duruş üzerinden yorumlamak daha doğru sonuca götürür. Milletvekili ve Parti üyesi olduğu dönemde kendi liderine ihanet varan bir organizasyon içinde bulunan bir kişi kurduğu partide kendisine çalışanlara, yarın ittifak kuracağı diğer partilere karşı ne kadar içten ve  samimi olabilir. Yada ne kadar güvenilir olabilir. 

 

2018 yılında Ak Partide milletvekili olan Ali Babacan'ın aynı yıl Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan'ı devirmeye yönelik bir organizasyonun içinde olması, organizasyon başarısız olunca Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı adayı olarak önermesi 'siyasal etikten' öte kişisel güvenin sorunsallığını da tartışmaya açar. Bu yaklaşım ne 'siyasi ahlaka' nede Babacan'ın yetiştiğini iddia ettiği geleneksel-islami kültürel değerlerle uyuşmamaktadır. Bu yaklaşım atasözlerine geçen 'iç düşman yada dost görünümlü düşman' kavramlarıyla tanımlanan yorumlara daha yakındır. 

 

Recep Tayyip Erdoğan lideri olduğu siyasal prestij kazanan ve milletvekili olduğu yıl parti lideri  Erdoğan aleyhine çalışması, başarılı olunmayınca Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak önermesi güven problemine işaret eder diyenlerin gerekçelerini haklılandırır. İtiraf etmem gerekirse bu kadarını beklemiyordum. Pes doğrusu dedirtecek şeyler bunlar. Babacan'ın itirafıyla şok oldum. Siyasal Etik sorularının cevapsız kalacağı bir durumdur. 

 

M.Salih Geçken'in geleneksel kültür-Anadolu irfani perspektifiyle yaptığı bir yorumda: 'misafir olduğu ve iltifat gördüğü eve ve sahibine ihanet eden, evine davet ettiği misafirine gerçek anlamda izzeti ikramda bulunamaz ve dostça davranamaz' cümlesini hatırlar oldum.  M.Salih Geçken, Mahir Kaynak'ın 2008 yılında yayımlanan 'Küresel Sermayenin İktidar Savaşı' kitabından alıntıladığı 'Erdoğan'a her istediğini yaptıramayan ABD ve Küresel Sermaye  Tayyip Erdoğan'ı Gül öncülüğünde, Babacan başbakanlığında devirmek isteyecektir' tespitine dikkat çekerek kitapta 'Gül ve Babacan' Küresel Sermayenin hoşnut olduğu kişilerdir' değerlendirmesini bir kez daha hatırladım. Van'da dikkat çektiği kişiler ayrı bir yazı konusudur.

 

Babacan'ın bir tv programındaki itirafından sonraki tartışmları, 'Karizmatik liderler partisinin gerçek ve tek ev sahibidir' perspektifiyle yorumladığımızda; 'Babacan kendisiyle büyüdüğü, tanındığı, siyasal karizmasına güç kattığı Ak Partinin Lideri Erdoğan'a Ak Partide milletvekili olduğu ve 2019 yılına kadar parti üyesi olarak kaldığı ülkenin ve ümmetin umudu Erdoğan'a ihanet sayılabilecek bir harekette bulunuyorsa, sırtından vurmayacağı kimse yoktur yaklaşımı çokta yersiz değildir.

 

Kendisiyle büyüdüğü liderine içerdeyken ihanet eden kişi partisine hizmet  edenlere yaklaşımı sorunlu olabilir' yorumuna karşı kurulabilecek cümle yoktur.   'Kendisiyle siyasal prestijini kazandığı  Erdoğan'a ihanet eden Babacan'a güvenmek doğru değildir. Babacan bizim için şüpheli kişi konumundadır' değerlendirmeleri yabana atılmayacak kadar toplumsal kabule şayandır. Çok açık ve net Babacan bu güne kadar kabul ve saygı gördüğü mahallede kaybetmiştir. 

 

Yazımı, M.Salih Geçken'in deyimiyle 'Evine bahtı olmayanın, ne dostluğu nede fedakarlığı olur. Onların düyalarında kendilerinden başka değerleri yoktur.' cümlesiyle bitirmek istiyorum. 

Allah'a emanet olun. 

 

 
Etiketler: Ali, Babacan'a, Güvenmek, Ne, Kadar, Doğrudur?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

UA-55869546-1
istanbul escort halkalı escort şirinevler escort escort istanbul
eskort escort