Kürt merttir Namertliğe alet olmaz.
.

YORUM-ANALİZ / M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Kürt merttir Namertliğe alet olmaz.
Bir kişinin etnik olarak Kürt olması, karakterinin de Kürt değerlerini taşıdığı anlamına gelmez. Karakteri değişmiş bir kişinin Kürt bir anne ya da babadan dünyaya gelmiş olması, onun Kürtlüğünü aynı şekilde sürdürdüğü anlamına da gelmez. Namertliğe soyunan en büyük ihaneti ırkına yapmıştı.
Önceki yazılarımdan birinde, sosyalist ayrılıkçı Kürt hareketinin daha çok bir köylü hareketi niteliği taşıdığını ve güçlü bir entelektüel birikimden yoksun olduğunu ifade etmiştim.
Birkaç gün önce Rus düşünür Aleksandr Dugin şu ifadeleri kullandı:
“Kürtler her yerde başarısız oluyor. Onlara giderek daha fazla ihanet eden ABD ve İsrail’e inanıyorlar. Bu sefer de aynısı olacak. Zavallı Kürtler. Stratejik düşünme yeteneğinden tamamen yoksun insanlar. Bu da neden bugüne kadar bir devlete sahip olmadıklarını çok iyi açıklıyor.”
Entellektüel ve stratejik birikimden yoksunluk telafi edilebilecek bir durumken; ihanet, soylu olmayan bir davranıştır.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail askerlerinin girmeye cesaret edemediği yerlere Kürtleri sürerek, bu ülkelerin askerleri adına adeta lejyonerlik yapanların ismi Kürt olsa da karakterleri Kürt değildir.
Kürt, düşene vurmaz. Fırsatçılık yapmaz. Yüzyılın hainine ve insanlık katiline destek olmaz. Mezar soygunculuğuna girişmez. Kürt merttir; namertliğe soyunmaz. Zayıfa ve düşüne vurmak en büyük namertliktir.
ABD ve İsrail askerlerinin zarar görmesini engellemek adına Kürtleri ateşe sürenler, ihanetin de ötesinde bir tutum sergilemektedir. Bu tür eylemler, bütün bir toplumu “hain” olarak damgalayabilecek tehlikeli bir algının oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Kürtleri yalnızca ölüme sürükleyen bir avuç kişinin, tarihin iz düşümünd “hain Kürtler” gibi bir algının doğmasına neden olmaya ne hakkı vardır ne de haddi.
Bu arada, Hüyesin Çelik Bey Kürt anasını görmesin diye ABD ve İsrail adına ölüme yollayanlara bir sözün yok mu?
