VAN'A KAÇ PKK'LI YERLEŞTİRİLECEK
.

YORUM-ANALİZ / M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Van’da çok az kişinin haberdar olduğu, Van’a yerleştirileceği iddia edilen yaklaşık 700 PKK’lının toplumsal etkilerine ilişkin bir çalışmanın, bir düşünce kuruluşu tarafından yürütüldüğünü doğruluklarından endişe etmediğim insanlardan duydum.
Bu çalışmadan haberdar olan az sayıdaki insanın taşıdığı endişe haklı bir endişe olmakla birlikte, asıl kaygı duyması gerekenlerin DEM’li yöneticiler ile bu yapı üzerinden sermaye oluşturan DEM’li siyasetçiler olduğu ifade ediliyor.
Neden mi?
PKK ve DEM’i açık şekilde destekleyen sosyolojide, asıl belirleyici unsurun PKK olduğu, hatta DEM’in seçimlerde elde ettiği başarının temel nedeninin de PKK olduğu görüşü oldukça yaygın. O yapıların destekleyen sosyolojide bu algı daha baskındı. Daha açık bir ifadeyle; DEM’i destekleyen fanatik tabanın sosyo-psikolojik yaklaşımına göre milletvekilleri, belediye başkanları ve diğer siyasetçilerin varlıklarını PKK’ya borçlu olduğu ifade ediliyor.
Bu algıya göre, DEM çatısı altında seçilip sermayesini büyüten, yeni sevgililerle hayat kuran ve menfaat söz konusu olduğunda hiçbir siyasi ayrım gözetmeden hareket eden kişiler, örgütün gücüyle seçilmiş kabul ediliyorsa; “evin asıl sahibi” olarak görülen ancak sermaye biriktirmeyen, ayrıcalıklı yaşam sürmeyen ve farklı kesimlerle ticari ilişkiler geliştirmeyen örgüt mensupları bu gerçeklerle yüzleştiğinde ne olacak? “Ben aç kaldım, sen keyif çattın ve sevgililer yaptın” demez mi? Daha fazlasını dile getirmez mi?
Yazıyı uzatmamak için toparlayacak olursam; suça bulaşmamış PKK mensuplarından Van’a yerleştirilecek olanlar da olacaktır. Toplumla nasıl bir uyum sağlayacaklarını zaman gösterecek. Ancak şunu net şekilde söyleyebilirim ki sırtını onlara dayayanlar, onların gücüyle insanları tehdit edenler, onların varlığı sayesinde kazandığını söyleyenler, bu süreçte sermaye biriktirip rahat bir hayat kuranların huzuru ciddi şekilde kaçacaktır.
Bu güne kadar “asıl güç” onlar olarak görüldüyse, bugüne kadar koltukları işgal eden “kiracılar”ın işi çokta kolay olmayacaktır. Patlama noktasına gelen siyaset ve örgüt kapışmasının yüzleşmesi burada daha belirginleşecektir.
PKK davasından yıllarca cezaevinde yatıp çıktıktan sonra, kendisiyle aynı düşünceyi taşıyan grupların gündelik yaşam tarzına yönelik sert sözlerle yüklenen kişilerin pratikleri, dağdan gelecek insanların gündelik yaşamdaki tutumlarını tahmin etmemiz açısından örnek olabilir.
Suça bulaşmamış PKK mensuplarının şehre yerleştirilmesinden sonra en büyük tepkinin kendi sosyolojilerine yönelmesi muhtemeldir. Bundan sonra siyasette kim daha fazla yer alacak? “Ben zor şartlarda yaşadım, bunlar ise bizim sayemizde para kazanmış, yeni sevgililer yapmış, menfaat söz konusu olunca herkesle uyumlu olmuş” şeklindeki eleştirilerin daha baskın hale geleceğini düşünüyorum.
Kıyametin büyüğü o sosyolojide kopacak ve iç hesaplaşmanın etkisinin şiddeti ağır olacaktır.

