Van’ın Cahil Aydınları
.

TARIK ÖZYİĞİT
vanradikal@hotmail.com -Van’ın Cahil Aydınları
Van'ın en büyük yoksulluğu ekonomik değil, bilgi yoksunlarının biraz daha önde olmasıdır.
Van’ın bugün yaşadığı temel kayıplardan biri, bilgi yoksunluğuna rağmen sözün sahibi gibi davrananların çoğalması ve bu kişilere gereğinden fazla değer verilmesidir. Söz, ehil ellerde anlam kazanırken, cahil dillerde toplumsal fesada neden oluyor.
THY’yi savunmaya yönelik bir psikolojiye sahip olmadığım gibi, herhangi bir kurumu koşulsuz savunacak da değilim. Ancak yanlış iddiaların bir kurum üzerinden yürütülmesinden ziyade, bilgi yoksunu söylemlerin toplumu yanıltmasına karşı durmayı ve bu yanlışlığı dile getirmeyi bir sorumluluk olarak görüyorum.
Van’ın psikolojik algısını eksik/yanlış bilgilerle zehirleyen, bilgi cahili kişilerin etkisinin sınırlandırılmasının kentin gelişimi açısından zaruri olduğunu düşünüyorum.
Van–Ankara uçak biletlerinin, Erzurum–Ankara hattına göre daha pahalı olduğu ve bunun bir “ayrımcılık” sonucu ortaya çıktığı söylemi, nereden bakılırsa bakılsın, cehaletin bilgiye dönüştürülmüş halidir.
Erzurum’a “kıyak geçildiği”, Van’a ise olumsuz yaklaşıldığı gibi sonuçlara varmak; gerçekle bağı olmayan, toplumu yanıltan ve gereksiz fay hatları oluşturan kötü niyetli cahilce bir yaklaşımdır.
Van’ın Ankara’ya olan uzaklığı, Erzurum’dan daha fazladır. Karayolunda Van–Ankara yaklaşık 1218 kilometre, Erzurum–Ankara ise yaklaşık 910 kilometredir. Havayolunda (kuş uçuşu) Van yaklaşık 919 kilometre mesafedeyken, Erzurum yaklaşık 730 kilometredir.
Aradaki yaklaşık 200 kilometrelik fark ortadayken, daha uzun mesafeli bir uçuşun daha pahalı olmasını sorgulamak, hakikati değil cehaleti büyütür ve yaygınlaştırır. 200 km fark ortadayken, eşit fiyat beklentisi bilgi yoksunluğundan öte art niyetli cehalettir.
Bilmeden konuşmak, eksik bilgiyle hüküm vermek ve toplumu yanlış yönlendirmek en masum tanımıyla , kötürüm cehalettir. Ancak tehlikeli olan, bu cehaletin “bilgi” kisvesiyle sunulmasıdır.
Van’da topluma yön verecek konumlarda bulunan bazı isimler, bulundukları makam itibarıyla “aydın” görünse de; bilgi düzeyleriyle bu sıfatın içini dolduramamaktadır. Bu tablo, cehaletin bilgi diye sunulmasından başka bir şey değildir.
Irk üzerinden böyle bir ayrımcılık yapıldığı iddiası, cehaletten öte hanliğin en kötü örneğidir.
