21 Ocak 2026 - Çarşamba

Ayrılıkçı Kürtlerin ikinci Mahabad Trajedisi

.

Yazar - M.SALİH GEÇKEN
Okuma Süresi: 5 dk.
M.SALİH GEÇKEN

M.SALİH GEÇKEN

vanradikal@hotmail.com -
Takip EtGoogle News

Dün İran/Mahabad Bugün Suriye/Rojava

Orta Doğu’da siyasal aktörlerin hedefledikleri sonuca ulaşmalarını ideolojilerden öte aldıkları destek ile jeopolitik dengeler belirler. Bu coğrafyada kurulan örgütsel yapıların, kendi sinerjilerinden ziyade dayandıkları büyük gücün desteğiyle ayakta kaldıkları bilinen bir gerçektir. Tarihi tekerrürler, dış desteğin süreklilik arz etmediğini defalarca göstermiştir. Bugün Suriye sahasında YPG/SDG’nin yaşadığı çözülme, bu tarihsel hakikatin yeni bir tekerrürüdür. 

Çokta benzeşik olmasa da bugün Suriye/Rojova'da yaşananların bir benzeri İran/Mahabad'da yaşanmış, ayrılıkçı Kürtler, yarı yolda ölüme terk edilmişti. En önemlisi ABD, birçok batılı ülke ve İsrail'in desteğine rağmen, Irak'ın Kuzeyindeki en güçlü Kürt yapılanmasının,  bugün bile bağımsızlığını ilan edemediğini biliyoruz. 

SDG yöneticilerinden İlham Ahmed’in İsrail ile temas halinde olduklarını açıkça dile getirmesi, yalnızca güncel bir diplomatik ifşa değil; aynı zamanda modern Ortadoğu siyasetinin değişmeyen reflekslerinin de göstergesidir. “Kaynağı ne olursa olsun destek” arayışı, siyasal bir öznenin kendi ideolojik iddialarından ne ölçüde koptuğunu gösterir. Emperyal yapıların desteğini geri çekmesiyle güç kaybından ötürü yaşanan her geri çekilme, “ihanet” söylemiyle eleştirilse de bir anlam ifade etmemektedir. Aldatılmışlık hissiyle verilen duygusal tepki psikolojik rahatlama sağlasa da  "ortada bir ihanet değil, çıkarların sona ermesi" gerçeği söz konusudur. 

ABD yönetiminden gelen “YPG/PKK ve SDG artık birinci ortağımız değil” açıklaması, bu bağlamda tarihsel bir kırılmadan ziyade, menfaatin yön değiştirdiğinin itiraftır. Washington’un SDG’ye Suriye yönetimiyle entegrasyon çağrısı, bağımsızlık veya otonomi tahayyülünün fiilen rafa kalktığını göstermektedir. Bu durum, ayrılıkçı Kürt siyasal hareketinin son yüzyılda yaşadığı hayal kırıklıklarının yeni bir halkasıdır.

Trump'ın, "Kürtlere devasa miktarda para verildi, petrol ve başka şeyler verildi, yaptıkları şeyleri bizim için yapmaktan ziyade daha çok kendileri için yapıyorlardı." sözleri, süreci anlamak için yeterli diye düşünüyorum.

Şivan Perwer'in ABD'ye yönelik “Bizi kullanıp attınız” ifadeleri tarihi tekerrürün güncellenmesinden başka bir şey değildir, denebilir. 2015'te bitirilen çözüm sürecinin katili dönemin ABD Başkan yardımcısı Joe Biden'in, "Çözüm süreci hayal. Hükümet falan kalmayacak. Size Suriye'de yer vereceğiz" yalanı olmamış mıydı? 

Bu hayal kırıklıklarının en çarpıcı örneklerinden biri, 1946 yılında İran’da kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti’dir. Sovyetler Birliği’nin askeri varlığı ve dolaylı İngiliz onayıyla şekillenen bu yapı, dış desteğin çekilmesiyle birlikte birkaç ay içinde çökmüştür. Mahabad Cumhuriyeti’nin lideri Kadı Muhammed, Sovyet birlikleri İran’dan çekildikten sonra yalnız kalmış; 17 Aralık 1946’da İran ordusunun kente girmesiyle siyasi proje sona ermiştir. 31 Mart 1947’de Kadı Muhammed ve arkadaşlarının Çarçıra Meydanı’nda idam edilmesi, Mustafa Barzani'nin Rusya'ya sığınması dış güce yaslanan siyasal yapıların nasıl dramatik sonlarla karşılaştığının simgesel bir örneği olarak tarihe geçmiştir.

Bugün Suriye’de yaşananların Mahabad’dan farkı, aktör ve coğrafya değişimidir. O dönemde Sovyetler Birliği’nin bıraktığı boşluğu bugün ABD doldurmuş; dün Moskova’nın çekilmesiyle yıkılan yapı, bugün Washington’un öncelik değiştirmesiyle çözülmeye başlamıştır. Tarihi tekerrürler, emperyal pratiklerinin sürekliliğini birkez daha göstermiş; güç-para- petrol dengeleri belirleyen en güçlü unsur olmuştur.

SDG’nin eski sözcüsü Mustafa Bali’nin İsrail devlet televizyonuna çıkarak “ABD ve Batı bizi terk etti” sözleri, bu sürekliliğin en çıplak ifadesidir. Bu açıklama, bir siyasi analizden çok, çöken bir projenin ağıtıdır. Batı’dan ve İsrail’den medet uman bu dil, yerel meşruiyet iddiasının ne kadar kırılgan olduğunu da göstermektedir.

Mesut Barzani’nin PKK’ya yönelik eleştirileri ise tarihsel hafızanın siyasal dile yansıması olarak okunmalıdır. Barzani ailesinin Mahabad deneyimi, dış desteğin geçiciliğini bizzat yaşamış bir kuşağın mirasıdır. Bu nedenle “PKK’nın varlığı Suriye Kürtleri için bir yüktür” cümlesi, yalnızca güncel bir siyasi pozisyon değil, tarihsel bir uyarıdır.

Sonuç olarak SDG’nin yaşadığı çözülme, Kürt halkının tarihsel mücadelesiyle değil; dış güçlerin bölgesel stratejilerine eklemlenmiş siyasal projelerin kırılganlığıyla ilgilidir. Mahabad’dan Suriye’ye uzanan çizgi, Orta Doğu’da Emperyal yapının kullan-terk et pratiğini birkez daha göstermiştir.  Tarihi hakikatler bize bir kez daha göstermiştir ki, "“DIŞ DESTEKLE KURULAN YAPILARIN, DESTEK ÇEKİLDİĞİNDE TARİHİN DİPNOTUNA DÖNÜŞMESİ KAÇINILMAZDIR.”

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları

deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025