12 YILDIR VAN'A KAYBETTİREN VAN TSO
.

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Van TSO’nun bu kentte 12 yıldır çeşitli alanlarda ve psikolojik algıda kaybettirdiğini kazandıracak şeffaf ve duyguları doymuş insanların adaylığı kent için büyük kazanım olacaktır.
Geçtiğimiz hafta Feridun Irak ile Van TSO seçimlerinin Van’a etkisini konuştuk. O sohbetin ardından gelen mesajların bir kısmı fanatik taraftarlık kokuyordu. Satır aralarında bana yöneltilmiş eleştiriler de vardı.
VATSO’ya üç yıl başkanlık yapmış Feridun Irak’ın, üç yılda VATBO’yu, OSB’yi, KOSGEB’i ve birçok kurumsal pratiği kazandırdığını söyleyip, mevcut yönetimin 12 yıldır, Irak’ın üç yılda yaptığının yüzde birini yapmadığını ifade etmek hakkı söylemekten başka bir şey değil. Mevcut başkan beyin yönetiminde VOTAŞ’ı batırmaları da cabası.
Van TSO seçimlerinde mevcut başkana karşı olduğum bir sır değil. Ancak bu karşıtlığım, aday olacak diğer adaylar için çalışacağım anlamına gelmiyor.
Mevcut başkan, iyi niyetle verilen bir desteğin bireyci bir yaklaşımla vefasızlığa dönüşebileceğinin en somut örneklerinden birini ortaya koyarak bende “bana ne” duygusunu oluşturdu. Kent adına kurulan söylemlerin bireysel arzulara indirgenmesi, kent adına samimi duygularımı zedeledi.
Mevcut Başkan Ekonomide Değişim Hareketi’nin (EDH) gücü ve motivasyonuyla VANTSO seçimini kazanmış olsa da ilk harcadığı EDH oldu. Kendini başkan yapan yapıyı yıkarak, kendisine psikolojik rahatlık kazandırsa da Van adına büyük kayıp oldu.
Mevcut başkanı seçtiren kadronun tamamına yakınının yerini başka insanlar aldı. EDH’de akademiden bilim adamları, aydınlar ve entelektüeller vardı. Şimdi üzerinize rahmet. Benim gibi birçok kişi EDH’den ötürü mevcut başkanı destek verse de ,karşılaşılan pratikler “insana duyulan güvenin sınırları” olduğunu öğretmiş oldu.
Bireysel hırsın etkisiyle vefa ile vefasızlık arasındaki o ince çizginin koşarak aşıldığını, destekle başkan olununca, desteklerin kolayca unutulup sonradan görmenin etkisiyle başarıyı kendine bağlayan psikolojik örnekler sadece bir hayal kırıklığı değil; aynı zamanda insani bir sorgulama sürecini de beraberinde getirdi.
Seçim öncesinde, sonradan görmelerin kendini beğenme hırsına yönelik yapılan uyarıları dikkate almamış olmam; kent adına duyduğum heyecanımın kirletilmediği bir dönemdi. Sonradan görmelerin psikolojik reflekslerini tahmin etmemiş olmam benim eksikliğimdi, öğrenmiş oldum.
Bugün geldiğimiz noktada mevcut başkana karşı olmakla birlikte herhangi bir isimden yana değilim. Bizzat şahit olduğum olumsuzluklar ve söylem–eylem arasındaki farklar, bende ciddi anlamda sorgu psikolojisi oluşturdu. Ayrıca, “koltuğun değiştirme gücü” kişiyi çok rahat dönüştürdüğü, söylemlerin ve iddiaların bir süre sonra unutulduğu gerçeğine birkaç kez şahit olmam; “ben fikir hamalı mıyım?” psikolojik refleksini güçlendirdi.
Mevcut başkan şeffaf olacağını söyledi, olmadı.
Daha çok kent için çalışacağını söyledi, pratikler öyle göstermiyor.
VAN TSO’yu Türkiye’nin en pahalı odalar arasında soktu.
Vergi terkini istedi, Vanlı Esnafın borcunu terkin etmedi.
VOTAŞ’ı batırdı.
12 yılda dişe dokunur bir şey yaymadı.
VAN TSO’yu kendi arzusuna göre yönetti.
Hazır İran pazarına konan başkan uyarılara rağmen Van'daki psikolojik eşiği İran'a bağımlılıktan kurtaramadı. Alternatifler üretemedi.
Gözü ve gönlü siyasete dalınca; halk ve siyasiler arasında tercihi muhtemelen siyaset oldu. Halkın kaygıları dile getirilmedi.
Van kaybetti. Kendisi muhtemelen çok şey kazandı.
